James Arthur – Say You Won’t Let Go

I met you in the dark, you lit me up (Seninle karanlıkta tanıştım sen beni aydınlattın)
You made me feel as though, I was enough (Bana yeterli olduğumu hissettirdin)
We danced the night away (Bütün gece dans ettik)
We drank too much (Çok fazla içtik)
I held your hair back when you were throwing up (Sen kusarken saçlarını arkada tuttum)

Then you smiled over your shoulder (Sonra sen omzunun üstünden gülümsedin)
For a minute, I was stone cold sober (Bir dakikalığına tamamen kendime geldim)
I pulled you closer to my chest (Seni göğsüme doğru daha yakınıma çektim)
And you asked me to stay over (Sonra sen benden seninle kalmamı istedin)
I said, I already told ya (Zaten sana söylemiştim)
I think that you should get some rest (Bence biraz dinlenmelisin)

I knew I loved you then (Seni sevdiğimi biliyordum o zaman)
But you’d never know (Ama sen asla bilmezdin)
Cause I played it cool when I was scared of letting go (Çünkü havalı çocuğu oynadım ben, gitmenden korkarken)
I know I needed you (Biliyorum sana ihtiyacım var)
But I never showed (Ama asla göstermedim)
But I wanna stay with you (Seninle kalmak istiyorum)
Until we’re grey and old (Biz gri olup yaşlanana kadar)
Just say you won’t let go (Sadece bırakmayacağını söyle)
Just say you won’t let go (Sadece bırakmayacağını söyle)


I wake you up with some breakfast in bed
(Seni yatağında bir kahvaltı ile uyandıracağım)
I’ll bring you coffee (Sana kahve getireceğim ve)
With a kiss on your head (Başına bir öpücük konduracağım)
And I’ll take the kids to school (Çocukları okula bırakacağım)
Wave them goodbye (Onlara el sallayacağım)
And I’ll thank my lucky stars for that night (Bu gece benim şanslı yıldızım olduğunu düşünüyorum)

 

When you looked over your shoulder (Sonra sen omzunun üstünden gülümsedin)
For a minute, I forget that I’m older (Bir dakikalığına büyüdüğümü unuttum)
I wanna dance with you right now, oh (Tam şimdi seninle dans etmek istiyorum)
And you look as beautiful as ever (Ve sen her zamanki kadar güzel görünüyorsun)
And I swear that everyday you’ll get better (Ve söz veriyorum her gün biraz daha olacak)
You make me feel this way somehow (Beni bir şekilde hissettiriyorsun)


I’m so in love with you 
(Çünkü seni seveceğim)
And I hope you know (Umarım biliyorsundur)
Darling your love is more than its worth in gold (Aşkım senin sevgin altının değerinden daha fazla)
We’ve come so far my dear (Evet çok yol kat ettik sevgilim)
Look how we’ve grown (Ne kadar büyüdüğümüze bir bak)
And I wanna stay with you (Ve seninle kalmak istiyorum)
Until we’re grey and old (Biz gri olup yaşlanana kadar)
Just say you won’t let go (Sadece bırakmayacağını söyle)
Just say you won’t let go (Sadece bırakmayacağını söyle)

 

“James Arthur – Say You Won’t Let Go” için 3 yorum

  1. And I’ll thank my lucky stars for that night (Bu gece benim şanslı yıldızım olduğunu düşünüyorum)
    *Ve o gece için şanslı yıldızlarıma teşekkür edeceğim.

    When you looked over your shoulder (Sonra sen omzunun üstünden gülümsedin)
    *Omzunun üzerinden bana baktığında

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir