Ders Çalışamıyorum Bahanelerine Son!

Biliyorum ilaç reklamı gibi bir başlıkla girdim konuya. Ama aslında biliyoruz ki günümüzde ilkokul, lise, üniversite hiç fark etmeden hepimizin bir sıkıntısı var ders çalışmak. Yani kimse ders çalışmak istemiyor. Zaten neden istesin ki insan merak etmediği bir şeye saatlerini ayırmak, daha sonra bunu hayatının neresinde kullanacağını bile bilmediği halde hayatının bu sınavlara bağlı olması da üstüne tuzu biberi.

Bir şekilde hepimiz bir şeyler öğrenirken buluyoruz kendimizi, ister hevesle meraktan olsun, ister başka bir amaçla, isterse zorunda olduğu için. Hepimiz öğrenmek zorundayız. Hayatın akışına uyum sağlayabilmek için. Farkındaysanız artık ders çalışmak demiyorum, öğrenmek diyorum. Taktiklerimin birinci adımı buydu. Ders çalışmak zorundalık olabilir ama öğrenmek mutluluk verebilir.

Öğrenmek için önce mutlu ve huzurlu olacağımız ortamı sağlayabilmeliyiz. Biliyorum bu çok zor bu kadar çok koşuşturmacanın, mücadelenin, sınavların arasında stressiz bir ortam sağlayamıyoruz. Ama en azından bunu en aza indireceğimiz bir statüye ulaşırsak daha fazla verim alabiliriz.

Peki bunu nasıl yaparız? Nasıl ders çalışmaya çalışıp aynı anda mutlu olunur? Şöyle bence, önce kendinize bir amaç belirleyin, ne olursa olsun. Arkadaşlarınızla kendinizi kıyaslamayın diyemiyeceğim. Çünkü kıyaslayın. Yarıştırın. Yarıştığınız kişi size hedef olur çünkü. Tabi şöyle bir yanlışlık olmasın hırsı abartıp kine dönüştürmeyin hiçbir zaman. Herşeyi kararında bırakmayı bilin. Ya da utanın mesela, en sevdiğiniz öğretmenin dersinden düşük not aldığınızı düşünün. Öğretmen canla başla sana öğretmeye çalışsın, senin için çabalasın ama sen saksı gibi dur öğretmenin bütün çabalarını boşa çıkardığını kanıtla ona dimi. İşte bu yüzden utanın. Öğretmen meselesini aile içinde düşünebiliriz bence bu kısmını kendiniz yorumlayabilirsiniz.

Kafanızda bir meslek belirleyin. Bu mesleği elde etmek için, veya elde ettiyseniz en iyisi olabilmem için neler yapmam gerek düşünün. Önce malzemeleri toplayın. Un, süt, kakao, şeker elde ettikten sonra kek yaparsınız. Bu yüzden hedeflerinizi dizin, neler yapabileceğinizi dizin. Sonra çalışmaya başlayın.

Kendinize güzel bir çalışma ortamı belirleyin. Her zaman kafanızda şu olsun. Ben şurda çalışabiliyorum ama, şurada daha iyi çalışıyorum. Her zaman çalıştığınız bir yer, bir de daha çok odaklanmanız gerektiğinde çalıştığınız belirli bir yeriniz olsun. Bu illa odanız olmayabilir. Belki gittiğiniz bir kafe veya bahçenizde bir masa bile olabilir.

Kendinizin nasıl daha iyi çalıştığını bulun. Mesela sessiz ortamda mı daha iyi çalışıyorsun? Yoksa sessiz ortam da çıkan en ufak bir ses dikkatini dağıtıyorda gürültülü ortamda mı daha iyi çalışıyorsun. Müzikle mi daha iyi çalışıyorsun? Müziği bile ayırt edebilirsin. Mesela bildiğim şarkılara eşlik ettiğim için öğrendiğim şeye odaklanamıyorum ama bilmediğim şarkılar sadece kulağımda güzel bir fon bırakıyor gibi. Bütün seçenekler senin elinde anlıyacağın.

Örnek olsun diye kendimi anlatayım. Ben kalabalık ortamlarda kafelerde çalışmayı seviyorum. Çok sessiz kütüphaneler, etüt odaları veya aşırı sessizlik beni rahatsız ediyor bu sefer kafamda kendimle konuşurken buluyorum kendimi. Ama dışarıda kafede kahvemi içerken çalışmak herhangi bir şeye beni daha mutlu ediyor, yaptığım işe daha iyi odaklanıyorum daha çok verim alıyorum ve hobi gibi geliyor. Yani öğrendiğim veya yaptığım işe biraz mutluluk bulaştırıyorum diyebilirim.

Siz de bu şekilde kendinizle konuşup ben neyi istiyorum, nasıl mutlu olurumun kararını verin.  Mesela telefon sizin odağınızı bozuyor olabilir, bir gün yalnızca bir günlüğüne deneyin ben telefonum yanımda olmadan daha iyi çalışabiliyor muyum? Sonuçları görün. İşe yaramazsa yöntem değiştirin. Odanızı süsleyin. Mutlu olacağınız şekilde dekore edin. Demiyorum karmakarışık bir görüntü elde edin diye. Hani derler hep çok karışık çok renkli şeyler dikkat dağıtır diye. Sen kendini tanı arada bir dersten başını kaldırdığında seni gülümseten şeyler görüyorsan o ortam sana yeter. Bu bir fotoğraf bile olabilir. Ama mesela fotoğrafsa çıkartın çerçeveletip koyun masanıza, bu fotoğraf sanal olmasın o fotoğrafı değiştiremeyin her gün. Yani yerinizi, eşyalarınızı, rahatınızı iyice bir belirleyin.

Eğer her şeyi yaptıktan sonra ders çalışamıyorum diye bahane buluyorsanız yalancısınız demektir. Bahaneyi değiştirin çünkü ders çalışamıyor değil, mızmızlanmak istiyorsunuz siz. Ve bu sizin hayatınız keyfiniz bilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir