20’lik Hayat Koşuşturmacası

Uzun bir aradan sonra yine sahalara dönüş yapıyorum. Bugün başlığımız 20’lik hayat koşuşturmacası. Aslında şu yazıyı okumadan bile bu hissiyatı yaşayan her kim varsa baştan anlamıştır olayı. İçinden böyle derin bir off çekmiştir.

Bir insan 20’li yaşlarına nerede başlar? Okulda, sokakta, barda, evde, sporda.. Belki de hiç başlayamadan yitirir ömrünü. Şöyle bir şey var ki nerede başladığın önemsiz. Ama ne durumda başladığının çok önemi var. Hani şu alt yapı denen bir şey var ya o olacak. Yoksa ayağın mutlaka bir yerlerde takılır.

Üniversitede mi başladın bu güzel yaşlara? Hoş geldin bebek! Hayatın tüm yükünü omuzlarına koyalım mı şimdi ne dersin. Vize, finalden bahsetmiyorum güzel çocuk bunlar heeeep gelip geçiyor merak etme. Okul öyle böyle bitiyor. Tabii ne kadar iyi bitirmek istediğine bağlı. Ama asıl büyük problem şurdan kaynaklanıyor. Bütün her şeye aynı anda yetişmeye çalışırken bunu ne kadar kaldırabileceksin.

Okul biter dedik. Eee bitti nolcak şimdi. Al sana potansiyel işsiz. İş bulman için Cv isterler. Cv içinde tecrübe isterler. Tecrübe içinde çalışman gerek. Yani eğer hayatın hızına ayak uydurmak istiyorsan, okurken bir taraftan çalışmak zorunda kalırsın. Gerek tecrübe katmak adına, gerek maddi şekilde ayaklarının üzerinde durabilmek adına. Noldu üniversiteyle başlayan hayatına bir de iş hayatı eklendi. Bu da görüldüğü kadar kolay bir şey değil bence.

Yani dışarıdan görülen veya düşünülen şu. Nolucak ki okula gittiğim günler okulla ilgilenirim. İşe gittiğim günler iş. Ama hiçbir zaman öyle olmuyor. Ne okulu yetiştirebiliyorsun ne işi. Bu sefer okula işi, işi okula karıştırmaya başlıyorsun. Okulu sallamıyorsun bazen işi yetiştireyim okulu hallederim diye. Sonra çat kapı sınavlar geliyor bir bakmışsın elde var sıfır. Bir çok arkadaşın derslere gitmiş ama sen her şeyden bihaber yola çıkmışsın. Sadece sınavla kalsa iyi. Bir de son sınıftaysan yandın. Bitirme projeleri, tezleri derken hayatın çürüyecek benden söylemesi.

Bütün bunların yanına bir de arkadaşlarınızı ekleyin, hiç olmadı bir sevgili. Ona da vakit ayırmak zorundasınız. Daha kendi başınızı kaşıyacak, tırnaklarınızı kesmeye bile vakit bulamadığınız bir anda karşınızda size minnoş minnoş bakan ve ilgi isteyen birileri hep olacak. Hadi tamam bugunler öyle böyle geçti, okul bitti, bommm hayatın kucağına koşşş koşşş. İş bul, erkeksen askerlik düşün, evlilik düşün, koskocaman sorumluluklar altına gir.

Bütün bu sorumlulukların 20’li yaşlarda başımıza gelmesinin bir sebebi var bence. Başka yaşlarda bunları kaldırabilmek daha zor olabilir. Her ne olursa olsun bu yaşlar bu zamanlar geri gelmeyecek. Elindeki zamanı en güzel şekilde kullan. “Az uyu, güzel ye, çok sev ve çok çalış

“20’lik Hayat Koşuşturmacası” için 1 yorum

  1. Esra Hanim, merhaba. Yazinizi okuduktan sonra hayatimizin geri kalanini daha iyi gecirebilmek icin 19 yasindan 21 yasina direkt olarak atlamamiz gerekiyormus hissine kapildim. Her sorun bir cozum, her cozum de yeni bir sorun getiriyor. Ancak mottonuzu begendim. “Az uyu, guzel ye, cok sev ve cok calis” Yeni yilda guzel bir hayat dilerim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir